Neler Yeni

Trakya yerlisi

Hüseyin BAŞOĞLAN

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
6 Ocak 2008
Mesajlar
4,882
Puanları
38
Yaş
33
Konum
Muğla
Ad Soyad
Hüseyin BAŞOĞLAN
Meslek
Yazılım-Tasarım
İkametgah
Muğla
Yetiştirdiğim Irk
Dolapçı
Diğer Irklarım
Dönek
YAHOO
[email protected]
Bu ırk yalnızca Trakya'da Kırklareli, Tekirdağ ve civarındaki küçük kasabalarda yetiştirilmektedir. Trakya Türkiye'nin avrupa kıtasında kalan küçük parçasıdır. Güneyinde Marmara Denizi, kuzeydoğusunda Karadeniz güneybatısında Ege Denizi bulunur. Ayrıca kuzeyini Bulgaristan, batısınıda Yunanistan sınırlar. 12 milyonluk metropol İstanbul'un büyük kısmı da Trakya toprakları üzerindedir. Türkçede "Yerli" yada " Rumeli" ismi verilen bu ırkın orijini ile elimizde maalesef bir bilgi yok. Büyük bir olasılıkla Oryantal Roller'ları (makaracıları) ile akraba bir ırk. Vücut yapıları Oryantal Roller'ları andıran orta büyüklükte kuşlardır. Ancak Oryantallardan farklı olarak bu ırkta 14-18 telekten oluşan kuyruk dik olmayıp genellikle kanatlar kuyruğun üzerinde taşınır. Kanatları kuyruk yanında, birini kuyruk altında yada ikisini de kuyruk altında taşıyan kuşlara rastlanmaktadır. Böyle bireyler genelde melez hayvanlardır. Zira son yıllarda Balkan Ülkelerinden bir çok güvercin ırkı ithal edilmiştir. Melezlenme etkisi kısalan gagalardanda belli olmaktadır. Safkan (saf ırk) hayvanlarda gaga orta boydadır.

Bu ırkın yalnızca düz beyaz, siyah, siyah şeritli dumanlı mavi, kırmızı ve nadir olarak sarı ve dumanlı çakmaklı renkleri mevcuttur. Mavilerine "küllü", çakmaklılarına "tekir" va sarılarına "kanarya" adı verilmektedir. Renkli kuşlarda beyaz tüylerin olmaması konusunda yetiştiriciler çok duyarlıdırlar. Gaga rengi tüm tüy renklerinde beyaz olup, ucunda kuşun tüy rengine bağlı bir leke olur. Mavilerde mor gaga renginede rastlanılmaktadır. Beyazlar haricinde hepsinde göz rengi açıktır. Beyazlarda sadece siyah gözlülere rastlanır. Orta uzunluktaki bacaklar tüysüzdür. Bu konudada yetiştiriciler çok duyarlıdırlar. O kadar ki, yuvadaki yavruların ayaklarında geçici çok küçük tüylerin görülmesi (Bu tüyler genellikle yavruluk tüy değişiminde dökülmekte ve yerlerine yenileri gelmemektedir.), diğer özellikleri bakımından ne kadar mükemmel olurlarsa olsunlar damızlıkta kullanılmazlar.


Bu ırkta tepeli veya tepesiz kuşlar görülmektedir. Tepe ensenin altından başlamalı, enseyi iyi sarmalı ve iki yanında, aşağı yukarı kulak altında belirgin tepe gülleri görülmelidir. Tek tarafda gül, yarık görünüm, ensede yukarıdan başlıyan tepe ve dar tepeli kuşlar damızlıkta kullanılmazlar. Her rengin kendi rengi ile çiftleştirilmesi konusunda yetiştiriciler duyarlı olduklarından renkler arasında belirli bir yapısal farklılık göze çarpar. Bu durum özellikle beyazlar için geçerlidir. Zira renkli kuşların aralarında çifleştirilmelerinden yine düz renkli yavrular elde edilmektedir. Dolayısıyla bu tür çiftleşmeler nispeten tolere edilmektedirler. Ancak çiftlerden birinin beyaz olması durumunda yavrular alaca olmaktadır.

Bu kuşlar çok ürkektirler. O kadarki kümese girdiğinizde sizi "vu" sesleriyle karşılarlar ve birini yakalamaya kalktığınızda duvarlara tırmanırlar. Bu ırkın yetiştiricileri iyi uçuş özelliğine sahip "güzel kuşlar" yetiştirmeyi amaç edinmişlerdir. Ancak son yıllarda dış görünüşe daha fazla ağırlık verildiği için bu güvercinlerin uçuş özellikleri gerilemiştir. Daha öncede andığım gibi, Balkanlardan getirilen ve melezlenen kuşların "gösteri kuşları" olmaları bu olguyu hızlandırmıştır. Eskiden uçuş özellikleri görünümlerinden önce gelirdi. Uzun, yüksek uçan ve sık sık takla (makara) atmayan ancak kaliteli takla (makara) atan kuşlara değer verilirdi. Eskiden toplu halde yükselen hatlara rastlanılırdı ve bunlar belli bir yükseklikten sonra önce birisi kendisini ip gibi takla atarak aşağıya salar, bunu diğerleri izlerdi. Aynen bir çok örümceğin iplikleri ile kendilerini aşağıya salmasına benzerdi. 10-20 metre döndükten sonra tekrar toparlanırlar ve yükselirlerdi.

Bazen yetiştiriciler kuşlarını dönüş için teşvik etmek amacıyla bir gurup (filo) daha salarlardı. Bazende 40-50 gibi çok sayıda kuş salınırdı. Bunlar havada beşer yada onarlı guruplarda buluşurlar ve bir birlerinden bağımsız olarak farklı yüksekliklerde uçarlardı. Bu ırkın ürkekliğinden başka diğer kötü bir özelliği kuş gösterilmesine (pırıltı) reaksiyonlarının az olması hatta tamamen görmezlikten gelmeleri. Dolayısıyla yönetilmeleri biraz zordur. Günümüzde azda olsa halen uçuş özelliklerini hedef edinen kuşcular bulunmaktadır. Öyleki bu ırk altında halen 3 ile 5 saat arasında, nokta yüksekliğinde uçan ve yüksekten dönen (makara) kuşlara rastlanılmaktadır.
DR. TÜRKER SAVAŞ
 

huseyiin

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
24 Şub 2011
Mesajlar
46
Puanları
0
Yaş
42
Konum
İstanbul
Ad Soyad
hüseyin
Meslek
kimya
İkametgah
İstanbul-I (Avrupa)
Yetiştirdiğim Irk
Taklacı
çok güzel bir yazı olmuş arşiv niteliğinde emeğine sağlık.bu kuşlardan besleyen tekirdağ çerkezköyde bir amca var camide imam kendisi normalde değil kumesine girmek yanından geçmek bile riskli :) bundan 5 yıl önce herşeyi göze alıp kendisiyle bi kaç dakika sohbet etmiştim elindeki kuşlar 25 yasından beri hiç kan sokmadan aynı kandan devam ediyormuş amca su an yaklaşık 80 kusur yasındadır hiç izlemedim uuçuşlarını ama yüksek uçarlarmış uçurulduklarında.ilgi alanım değil ama paylaşmak istedim.
 
Üst