Neler Yeni

Güvercin Yarışları Helal mi? - Tetimme-

perfotakla

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
17 Ocak 2009
Mesajlar
50
Puanları
0
Yaş
32
Konum
İstanbul
Ad Soyad
Hakkı Ülker
Meslek
İlahiyat
Yetiştirdiğim Irk
Taklacı
Bismillahirrahmanirrahim.

Kıymetli kardeşlerim ve ağabeylerim!

Konuyu kendi açımdan tamama erdirme adına bu başlığı gerekli gördüm. Madem ki bu konuya değindim o halde herzaman yaptığım gibi susma eylemini seçmek yerine konunun detaylandırılması gerektiği kanaatine vardım. Çünkü mevzuu din içerikli ise ve bu konuda kişiler Kur'an'ın ve Nebevi Sünnet'in bağlayıcılığına aykırı olarak "şahsi fikirlerini" öne sürmesi yanlışlıkla/bilmeden olsa dahi İslami İlimler açısından kabul edilir birşey olmadığı gibi birçok arızaya da sebep olmaktadır.

Peki kişileri konuyla alakalı şahsi fikirleriyle başbaşa bıraksak, Alimlerimizin yol göstericiliğinden haberdar etmesek ne olur. Bunu Efendimiz (aleyhi's-selatu ve's-selam)'ın şu hadisi ile cevaplandırmak gerekli olacaktır; “Bir kimseye (bildiği) bir ilimden sorulur da, o da ilmini gizler (cevap vermez) ise, kıyamet günü ağzına ateşten bir gem vurulur.”

Küçük bir değini yapacak olursak konuyla alakalı söylediklerim kendi şahsi fikirlerim olmaktan öte ilim ehli kişilere danışarak elde etmiş olduğum bilgilerdir.Bunun böylece bilinmesini isterim. Ve güvercin yarışları ile alakalı direkt haramdır diyerek bir giriş yaptığımda ise bazı arkadaşlar farklı açıklamalar getirerek olayın farklı boyutunun olduğunuda bize gösterdiler ancak bu yapılan açıklamalar yarışmanın aslını değiştiren değilde toplanılan ücretin muhtevasıyla alakalı açıklamalardı. Bunları gözardı etmiş olmadım ve bu süre içerisinde birçok soru ile beraber Hocalarımızdan cevaplar almaya koyuldum. Tevfik Allah subhanehu ve tealadandır.

Kıymetli Kardeşlerim, Abilerim!

Diğer başlık altında bana birtakım şeyleri hatırlatarak iyiliği emredenlere de çok teşekkür ederim. Ancak nedendir bilinmez bizim burada açıklığa getirmeye çalıştığımız bir konuyu incelerken diğer mevzuuları (faiz,zina,yalan,adam kayırma,iftira,gıybet ve benzerleri) önümüze koyarak onu bırak bunlarla uğraş gibi bir takım ithamlar açıkcası üzücü olmakta ve bir yarar sağlamamakta. Hakvermeniz gerekir ki birisi helal-haram üzerinden "kumar" gibi bir mefhumu inceliyor ve burada müslüman kesimi uyarıyorsa illaki diğer kısımlarla alakalıda bir derdi ve mücadelesi vardır. Bunuda bazı kardeşlerimiz insafiyet namına görmüş ve hüsn-ü kabul ile karşılık vermişlerdir. Onlarada ayriyeten teşekkür ediyorum.

Şunu söylememde fayda var; yapılan bir şeyin icrası,yapılış şekli eğer ki Allah ve Rasulü tarafından yasaklanmış ise bu yapılış şeklinin dışına bir takım sorularla ya da yaklaşımlarla çıkmaya çalışmak Müslüman (teslim olan) olan bir kimse için uygun olmayan davranışlardandır. Bazı ibadetlerin hikmeti açıklanabildiği gibi bazı ibadetlerin hikmeti açıklanamayadabilir. Örneğin namazların rekat sayısı için niçin sabah namazının farzı 2 rekatta öğlen namazı 4 rekat gibi sorular üreterek sayılardan bir hikmet aramak uygun değildir. Ancak hususi manada namazın, orucun ve diğer ibadetlerin hikmetleri sayılamayacak kadar çoktur. Bu konuda söz söylemek lafı uzatmak olur.

Neden buraya değindiğim ise bazı kardeşlerimin şöyle demeleri;

-Verdiğimiz birkaç kuruşla kimse ne zengin oluyor ne fakir,
-Biz paranın peşinde değiliz, arkadaşlıklar artsın,
-Buradaki şahsi kanaatim yarışma caizdir caiz olmayan adaletsizlikler, adam kayırmalar. Bunlar olmazsa sıkıntı yok,
- Bu güvercin yarışmaları milli piyango,sayısal loto v.b yarışmalar gibi olmadığını düşündüğümden kumar olmadığını düşünüyorum,
- Ticaret için yarışmıyoruz ki. Hobi için yapıyoruz ve kimsenin kar gütme amacı yok,
- Emek veriyoruz, o kadar zaman harcıyoruz tabiki karşılığı olacak,

gibi daha birçok yaklaşımlar ile birkısım kardeşimiz bana katılmamakta ve bunu yukarıda sıraladığım sebepler üzerinden dile getirmekteler. İşin doğrusunu söylemek gerekirse arkadaşlar tarafından dile getirilen bu sebepler "Kumarın Arka Planı ve Az yada Çok Zararının Hikmeti" gibi bir başlık altında uzunca ele alınması gereken ve bunuda gelişigüzel herkezin yapamayacağı ilmii bir konu olmakla beraber ne bir kitaba dayanan ne de herhangi bir ilim ehli tarafından danışılarak dile getirilen görüşler değillerdir. Hal böyle olunca söylenilenleri neye dayandıracağız?

Burada önemli olan bahsedilen konu hakkında İslam Dininin kesin emirler içermesi ve az bir şey gibi vehmedilen bir takım zararların büyük-küçük demeden bazı yapılış şekillerinin önünü keserek tamamen kapamaktır. Genel kaidedir ki bir şeyin çoğu haram olduğu gibi azıda haramdır. Birisi kalkıpta bir damla içki beni sarhoş etmiyor o halde içebilirim gibi bir yaklaşımda bulunamaz. Eğer Allah ve Rasulü bir şeye yasaklık getirdiyse onun önüne bir takım şahsi fikirler sürerek aslında zarar veren ancak yararlı "gibi" anlaşılan düşüncelerle karşı koymak kişiyi ağır bir vebale sokar. Konunun bu kısmı söylediğim üzere İbadetlerin Hikmeti ile alakalı bir konuyu kapsadığı için burada ele alınacak kısalıkta bir konu değil. Biz bahse konu olan Güvercin Yarışmaları'nın yapılış şekilleri ve bunun kumar ile alakalı olup olmadığını sorguluyoruz ki yukarıda öne sürülen maddeler gibi değil aksine yakini bir gözlemle zararı ortada olan ancak günahlığı unutulan birçok sebebi içermektedir.


Bütün bu bahsedilen değinilerden sonra Kumar nedir? Güvercin Yarışlarına neden kumar dedik? Güvercin Yarışmalarının değişik kısımları var mı? gibi soruları aşşağıda sıralayacağım sorular ve cevaplarıyla beraber görelim ancak öncesinde birkısım şeylerin bilinmesi gerek .

Kumar ; kazanan tarafa verilmek üzere ortaya bir miktar mal veya para koyarak oynanan şans oyununa denir. Taraflardan birine ya da birkaçına kazanç sağlayan , diğerine de ortaya koyduğu parayı kaybettiren her türlü oyun,eğlence,yarışma (şekli,aleti ve yöntemi ne olursa olsun) kumardır.Kaybedenin az bir zarara uğraması, menfaat gibi görülen zanları, Allah katında bir değeri olmamakla beraber kişiye haram olan kumar günahı aynen yazılır.

Rabbimiz Allah celle celaluhu kumarın haram olduğunu ve ondan sakınılması gerektiğini bize şu ayet-i kerime ile bildirmektedir;

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

"Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz."
[Maide Suresi/90]

Ve üzerinde gerçekten inceden inceye düşünülmesi gereken bir sonraki ayette ise şöyle denmeekte;

اِنَّمَا يُرٖيدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ فِى الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ

"Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?"
[Maide Suresi/91]

İslam Dini yarışma ve eğlencelere tamamen karşı çıkmamış ve bunları fayda verenler olarak kayıtlayarak bu fayda verenlerinde içerisinde bahis mevzusu olmadan izin vermiştir.

At yarışı, koşu, güreş, yüzme, atıcılık gibi alanlarda Efendimiz (aleyhi's-selatu ve's-selam) zamanında kişiye cihad v.b yerlerde fayda veren yarışlar ve eğlenceler düzenlenmiş ancak bu yarışmalarda bahis (kazananın kaybedenden alacağı ücret) gibi kumar içerikli alanlar olmamıştır.

Hanefi Ulemasından Büyük Muhaddis ve Fakîh Aynî'nin (Rabbim çokça rahmet etsin) açıklamasına göre, Hz. Peygamber (aleyhi’s-selam) at koşuları düzenlemiş, yarışmacılardan birinciye, Yemen kumaşından yapılmış üç elbise, ikinciye iki elbise, üçüncüye bir elbise, dördüncüye bir dinar, beşinciye de bir dirhem, altıncıya da bir gümüş vermiş ve yarışmacılara bu yarışmaların hayırlı, uğurlu ve mübarek olması temennisinde bulunmuştur.[ Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 10/74-76.]

Güvercin Yarışmaları ile alakalı sorulara gelmeden kişiye fayda veren yarışmaların kumar olmaktan çıkması için ise bazı şartlar getirilmiştir. Onlarıda sıralarsak konu daha iyi anlaşılmış olacaktır.Şöyleki ;

1- Mükâfatı müsabakacılardan başkası veya onlardan yalnız birisi verdiği takdirde at yarışı mübah olur. Fakat her iki yarışmacı bir miktar öder de galip gelen her iki tarafın ortaya koyduğu meblağı birden alırsa; bu, yasaklanan kumar olur ve caiz olmaz. Bu tür kumar müsabakalarında kullanılan atlara, Peygamber Efendimiz (aleyhi's-selatu ve's-selam) "Şeytan atı"adını vermiştir.

Allah Rasulü (aleyhi's-selatu ve's-selam) şöyle buyurmuştur: "At üçtür: Rahman atı, insan atı, Şeytan atı!.. Rahman atı, Allah yolunda çalıştırılan attır. Onun yeminde, salyasında, idrarında ve herşeyinde hasene vardır. Şeytan atı da, kendisine kumar oynanan veya kumar gibi kendisi ile yarış yapılan attır. İnsan atı ise, insanın kendisinden (işinden bineğinden) faydalandığı attır. Bu, fakirliğe perdedir ".

2- Müsabakada kazanan kimsenin üçüncü bir şahıs veya müsâbakayı tertipleyen fakat yarışçılardan bir şey almayan kuruluştan mükâfat alması caizdir. Çünkü bunda kumar şekli yok, müsabakaya, spora teşvik vardır.

3- Müsabakaya katılanlardan biri, belli bir mal veya parayı ortaya koyarak; "Eğer beni yenersen, bu mal veya parayı sana vereceğim. Kaybedersen, senden hiç bir şey almayacağım" derse ve müsabaka bu anlaşma ile yapılırsa, câizdir. Çünkü bu durumda tek taraflı bir şekilde ortaya para veya mal konmuş oluyor ki, bu, kumar kapsamına girmiyor.

4- Müsabakaya katılanlardan her biri, belli bir meblağı ortaya koyar, kazanan kimse bunu alır, kaybedenin ortaya koymuş olduğu meblağ gitmiş olursa, böyle bir müsabaka kumar kapsamına girer, dolayısıyla câiz değildir. (sorularlaislamiyet.com'dan)

Görüldüğü üzere yarışmaların caiz olması,kumar olmaması için birtakım şartlar vardır.

Şimdi ise Güvercin Yarışları ile alakalı akla gelen ve değinilen sorulara geçelim ve bu türlü sorulardan herhangi birine muhatap olan kardeşlerimiz yukarıdan itibaren anlatmaya çalıştıklarımızla beraber kendilerini değerlendirsinler.

Soru (1) : Zamanımızda Güvercin Sevenler Dernekleri vasıtasıyla bazı yarışmalar yapılmakta. Bu yarışmalar şöyle oluyor; Örneğin yarışmaya 100 kişi katılacaksa ve yarışmaya katılım ücreti 20 TL ise 100 kişinin hepsinden bu katılım ücreti toplanıyor ve yapılan yarışma sonucunda 1. ye %50 2. ye %30 3.ye %20 gibi v.s şekilllerle bu toplanan ücret dereceye girenler arasında bölüştürülüyor. Bunun hükmü nedir?

Cevap (1) : Kumardır, Haramdır.

---------------------


Soru (2) : X Hayvan Besleyiciler Derneği kendi bünyesinde ki üyelerinden aidat topluyor. Bu dernek yılsonun da bünyesindeki üyeler dahil dışarıdan da katılımcıların olmasıyla bir yarış düzenliyor. Yarışa dışarıdan katılan (derneğe üye olmayan) yarışmacıların "aidat ya da katılım" gibi bir ücret verdiği yok. Yarışma sonunda derece sahiplerine Derneğin yılboyunca üyelerinden toplamış olduğu aidat bütçesinden para ödülleri takdim ediliyor.(Burada takdim edilen para ödülü yarışmaya has olarak toplanılan bir ödül değil Dernek Yöneticilerinin sosyal faaliyet adına yaptığı bir organizasyonda ödül olarak bu bütçeden pay vermeyi üyeleriyle beraber kararlaştırmış.) Bu kumar kapsamına giren bir ödül müdür?

Cevap (2) : Bu yarışma caizdir. Çünkü Derneğe üye olmayarak dışarıdan katılanlar "katılım ya da aidat" gibi bir ücret ödememişler ve bu yarışı kumar olmaktan çıkarmıştır. Ödülde helal olmuştur.

Ancak dışarıdan yarışa katılanlarda katkı olsun diye bir miktar para verecek olsalardı buda dolaylı olarak kumar olmuş olurdu.

- Bu kısımda şöyle birşey söylenebilir; " Hernekadar dışarıdan katılanlardan katkı amaçlı ücret alınsada burada Dernek Üyelerinin aidatları en başta yarışma için ortaya konulmuş bir para değil. Genel olarak derneğin masrafları v.s için toplanmış paralar. Böyle oluncada kumar mı olmuş oluyor.?

Bu yaklaşıma cevab olarak caizdir diyen yok. Bir kısım Hocalarımız dolaylı olarak kumardır diyerek şu açıklamayı getiriyor;

"Hernekadar yılsonundaki artan aidatlardan ödül veriliyorsa da üyelerek genel olarak bu paradan yıl sonunda (dernek masraflarının yanında) yarışmayada pay ayrılacağını bilmekteler. İşte bu bakımdan burada dolaylı bir kumar var. Caiz değildir."

Dernek üyeleri baştan beri yılsonunda bir yarrışma düzenleneceğini bilmese ve yarışma faaliyeti sonradan ortaya çıksa dahi "Caiz değildir".

--------------------

Soru (:relievedface: : Bazıları ise bunu Dostluk Kupası olarak yapıyor . O ise şöyle ; Yine aynı şekilde katılımcılardan katılım ücreti alınıyor ancak bu ücret dereceye giren yarışmacılara bölüştürülmek yerine herkeze toplu bir yemek veriliyor. Yani hep beraber piknik v.b organizasyonlarda kullanılıyor. Bunun hükmü nedir?

Cevap (:relievedface: : Herkez baştan itibaren bu parayı yemek yeme,ikram için veriyor ve hepberaber bu toplanan parayla yemek yiyeceğiz deniyorsa Caizdir. Bunun yanında her yarışmacıya aynı/eşit oranda bu toplanan parayla ödülde verilebilir. Dediğimiz gibi 1. den sonuncuya yarışmaya katılan herkeze eşit miktarda olmak kaydıyla.

--------------------

Soru (4) : Bazı Belediyerde bu yarışmalara öncülük ediyor ve kimseden katılım ücreti toplanılmıyor ve derece sahiplerine hediyelerini/ödüllerini Belediye’nin kendisi veriyor. Bunun hükmü?

Cevap (4) : Bu türlü ödüller yani yarışmacılara dışarıdan birisinin hediye vermesiyle olan yarışmalar Caizdir. Ancak Belediyeler bu ödüllendirmeyi yaparken halkın asıl ihtiyaçlarında bir aksama oluyır ya da asıl ihtiyaçlar için toplanan bütçeden bu türlü eğlencelere para ayırıyorsa bu Belediyeler açısından sıkıntı doğurur. Eğer Belediyeler bu türlü ödülleri sponsorları vasıtasıyla gerçekleştiriyorsa bunda zaten bir mahsur olmaz.

--------------------

Soru (5) : Güvercin Yarışmalarında karşılıklı bahisleşme v.b şekillerde kumara girmeyen bir şekil yoksa bu yarışmalara katılabilir miyiz?

Cevap (5) : Sorunuzda bahsedildiği üzere Güvercin Yarışmaların da kumara vesile olmama gibi durumlar olabilir. En azından helal/haram çizgisini irdeleyen besleyiciler kumar günahına girmemek adına bu türlü yarışmalar düzenleyebilir. Ancak bu demek değildir ki her kumar olmayan caizdir. Kumar yani Haram günahından sıyrılmış olsada burada (güvercin yarışlarında) kişiye bir menfaat verip vermediği araştırılır. Güvercin Yarışmalarında ise kişiye verdiği bir faydadan bahsedilemez. Yeri gelirde teknolojik imkanlar elvermez, telefon,fax v.b imkanlar kaybolur da Posta Güvercini gibi bir cins güvercinle posta işi yürütülmeye çalışırsa belki buna cevaz verilebilir.Diğer türlü bilindiği üzere zamanımızda ki bu türlü yarışmalar tamamen hobi ve kişinin zamanından çalan faydasız şeylerdendir. Bu bakımdan içeriğinde kumar olsun ya da olmasın güvercinle hobi olarak iştigal etme mahzurundan dolayı Caiz Değildir. Birazdaha açacak olursak Peygamber Efendimiz ( aleyhi’s-satalu ve's-selam ) şöyle buyurdu ; "Yarış (ödülü) sadece deve, at ve ok yarışmasında olur." (Ebû Dâvud, Cihad: 67, (2574); Tirmizî, Cihâd: 22, (1700); Nesâî, Hayl: 14, (6, 226, 227 )

Sünen-i Ebu Davud Tercüme ve Şerhi adıyla hazırlanan eserde ise bu hadis hakkında şöyle bir izahat var ;

"Hadis-i şerif müsabakayı kazanan kimselere verilmek üzere mükâfat koymanın sadece at ve deve gibi harpte kendilerinden istifâde edilen hayvanların yaptıkları koşular ile ok yarışları için caîz olduğunu ifâde etmektedir. Çünkü bu çeşit yarışmalar için ödül koymakta cihada teşvik mânâsı vardır. Hattâbî'nin beyânına göre bu mevzuda eşekler ve katırlar arasında düzenlenen koşular da atlar arasında düzenlenen koşular gibidir. Çünkü harpte bu hayvanların süratli koşmalarından ve yük taşımalarından istifâde edilir. Güvercin gibi kuşlar arasında yapılan yarışlar için ödül koymaksa caiz değildir. Çünkü bu hayvanların yarışlarında cihada hazırlık mânâsı yoktur. Binâenaleyh kuşlar ile yapılan yarışlar caiz değildir." [Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 10/73-74.]

------------------------

Kıymetli Kardeşlerim!

Güvercin Yarışları ile alakalı söyleyebileceklerimiz şimdilik bu kadarla yetsin. Bunu bu şekilde uzunca açıklamaya çalışmamın sebebi en başta ifade etmeye çalıştığım gibi kişilerin Din hususunda şahsi fikirlerini öne sürmeye çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Halbuki bu çok tehlikeli bir tutumdur. İslam Dini fıkıh,hadis,tefsir, gibi bünyesinde en güzel ilimleri barındıran bir alan iken ve bu alanda söz söylemeye yetkili kişiler var iken bu türlü yaklaşımlar hiç hoş görülmemektedir.

رَبَّنَا اغْفِرْ لى وَلِوَالِدَیَّ وَلِلْمُؤْمِنينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

“Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana babamı ve bütün müminleri bağışla!”
(İbrahim Suresi/41)

وَ الْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالمين

Hakkı Ülker
 

DraGLeR

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
17 Eki 2010
Mesajlar
66
Puanları
0
Yaş
34
Konum
Kütahya
Ad Soyad
YaKuP aydın
Meslek
Dekarasyon
İkametgah
Kütahya
Yetiştirdiğim Irk
Taklacı
Hakkı Kardeşim emeğine sağlık cok güzel bi konu olmuş Allah razı olsun..ama okudukça birazda kuşlarımdan soguyorum aslında Hakkaten malayani (gereksiz) iş ama ne yapalım yaratılanı seviyoruz yaratandan ötürü...
 

perfotakla

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
17 Ocak 2009
Mesajlar
50
Puanları
0
Yaş
32
Konum
İstanbul
Ad Soyad
Hakkı Ülker
Meslek
İlahiyat
Yetiştirdiğim Irk
Taklacı
Allah subhânehû cümlemizden râzı olsun kardeşim. Sağol.

Dünyâ bu! İmtihân! Hayrımız mı önde Şerrimiz mi bilemiyorum. Biz çok sıkı demir attık bu Dünyâya. Dünyâ kalınası değil oysa.

Hazret ne güzel demiş ;

Yalancı dünyâya aldanma yâ hû, bu dernek dağılır dîvân eğlenmez.

İki kapılı bir virânedir bu, bunda konan göçer, konuk eğlenmez...
[Aziz Mahmud Hüdayi rahimehullah]
 

[email protected]

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Tem 2009
Mesajlar
4,606
Puanları
38
Yaş
52
Konum
BURSA
Ad Soyad
TÜRKER ÖDEN
Meslek
GÜVENLİK
İkametgah
Bursa
Yetiştirdiğim Irk
Diğer
Diğer Irklarım
KARABAŞ BURSA OYNAR AKKANAT AKKUYRUK
HAKKI ; ŞİMDİ OLDU..

ELİNE SAĞLIK..YARIŞ KUMAR İÇERMİYORSA HELAL DİR.
 

perfotakla

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
17 Ocak 2009
Mesajlar
50
Puanları
0
Yaş
32
Konum
İstanbul
Ad Soyad
Hakkı Ülker
Meslek
İlahiyat
Yetiştirdiğim Irk
Taklacı
Yukarıda ki yazımızda İslam Dininin yarışmalara olan bakışından bahsederken orada bir kayıt vardı. Kişiye fayda verip vermemesi ile alakalı. Tabî bu fayda verip vermeme durumu üzerinden de bir takım tartışma konuları ortaya sürülebilir. Buna getirilecek yorumlarda takvâ üzere hareket edip etmemekle doğru orantılıdır.

Örneğin harama bulaşmamak bir fazilettir. Bir alt derecesinde kerahetten (dinen hoş olmayan,yapılmaması faydalı olan) bir takım hareketlerden uzak durmak ta kişiyi derece sahibi kılar. Bunun bir sonraki aşamasında ise örneğin yemek yemek helaldir, ama tıka basa yememek daha faziletli bir iştir. Kişiyi gafletten uzaklaştırır, gibi. Bu ise takvâ üzere olmak için tâkip edilmesi gereken şeylerdendir. Aynı zamada bu Allah celle celâluhû'nun kullarından istediğidir.

Ben burada Soru-5 ve Cevabının kâfî olduğunu vurgulamak isterim...

Selametle...
 
Üst